Kur'an'a Dayalı Yazılar

Kur’an’daki “Muhtedûn” Kelimesiyle İlgili Yapılan Bir Çarpıtma Hakkında

581 kere okundu

Hadisleri çarpıtmayı yeterli görmeyen sapık cemaatin münafıklarının yaptığı bir çarpıtma da, Yâsîn Suresinin 21. ayetinde geçen “muhtedûn” kelimesiyle ilgili. Düşünen insanlar yani müslümanlar, bunların çelişki ve yalanlarını anladığı için, onlar yeni yalanlar da üretmeye mecbur kaldılar. Çünkü bir yandan “Kur’an yeterlidir” deyip bir yandan hadislerle mehdiliği savunmalarının apaçık bir çelişki olduğunu iman eden her insan anlıyordu. Buna getirdikleri çözüm de ayetleri böyle çarpıtmak oldu.

Ayette geçen “muhtedûn” kelimesi “doğru yolu bulanlar”, “hidayet bulmuş kimseler”, “hidayet üzeredirler”, “hidayete erdirilmiş kimseler”, “hidayete ermiş kimselerdir” anlamlarına gelmektedir.

Çarpıtanlar, “muhtedûn” kelimesini, ayet içindeki bağlamından ayırıp “mehdi” kelimesinin çoğulu olan “mehdiler” anlamına geldiğini söyleyerek hadislerde anlatılan mehdinin Kur’an’ın bu ayetinde de geçtiğini söylemişlerdir. Oysa ayette bildirilenlerle hadis kaynaklarında anlatılan mehdinin hiçbir alakası yoktur.

Aslında ayetlerde bahsedilen konu, surenin 13. ayetinden itibaren başlıyor, konunun tam doğru anlaşılabilmesi için 13. ayetten başlanarak okunması gerekir. Ayet, belde halkına gönderilen elçilerle ilgili. Ben burada sadece kelimeyle ilgili çarpıtmayı anlatmak için 2 ayeti aktarıyorum:

“Derken şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi. ‘Ey kavmim!’ dedi, ‘bu elçilere uyunuz!’ ‘Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tâbi olun, çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.’ ” (Yâsîn Suresi 20-21)

21. ayetin Arapça okunuşu şöyle: “İttebi’û men lâ yes-elukum ecran vehum muhtedûn(e)”

İşte buradaki مُهْتَدُونَ (muhtedûn) kelimesi bağlamından koparılıp, cahil insanlar kandırılmaya çalışıldı. Biraz aklı çalışan bir insan anlar ki “hidayete ermiş” anlamına gelen “mehdi” kelimesinin çoğulu “muhtedûn” olsa da, öncelikle kelime çoğuldur. Yani ayette mehdi geçmediği gibi birçok hidayet üzerinde olan elçilerden bahsediliyor. Gelen başka bir kişi de o kişilerin hidayete ermiş olduğunu ve insanlardan ücret istemediklerini, yani bir çıkarlarının olmadığını, onlara güvenebileceklerini bildiriyor.

Normalde cevap bile verilmeyecek kadar çarpıtma olduğu açık bu konuya değinmek istemezdim ama nice bilgisi zayıf insan Kur’an’a uymak yerine bu aldatıcıların oyuncağı haline geliyor. Bunun gibi sayısız çarpıtma örneği var; ben sadece zerre kadar imanı olanlara birkaç örneği göstererek, ayet çarpıtmak gibi çirkin bir cesareti ve alışkanlığı olan yapıdan kurtulmaya, arınmaya, Kur’an’a yönelmeye davet ediyorum.

Ayette geçen مُهْتَدُونَ (muhtedûn) kelimesi 8 farklı ayette geçmektedir. Bu ayetlerden sadece birini alıp, o ayeti de bağlamından kopararak “işte Kur’an’da mehdi varmış” demek samimiyetsizlik ve hadsizliktir.

“Muhtedûn” kelimesinin geçtiği diğer 7 ayeti aktarıyorum; Bakara Suresi, 70; Bakara Suresi, 157; En’âm Suresi, 82; A’râf Suresi, 30; Zuhruf Suresi, 22; Zuhruf Suresi, 37; Zuhruf Suresi, 49.

Özellikle A’râf Suresinin 30. ve Zuhruf Suresinin 37. ayetinin dikkatle okunmasını tavsiye ederim. “Muhtedûn” kelimesini iddia edildiği gibi “Mehdiler” olarak alıp bu ayetleri öyle düşündüğümüzde, kendilerini mehdi zannedenlerle karşılaşırız. Ayetlerin son kelimeleri yine tam olarak aynı şekilde مُهْتَدُونَ (muhtedûn). Bu durumda, ilgili 2 ayetin sonu “onlar kendilerini mehdiler zannederler” şeklinde çevrilmektedir. Allah bu sahtekârları, kendi kurdukları tuzağa düşürüyor. Bu ibretliktir.

Ayetlerin mealleri şöyle;

“Kimine hidayet verdi, kimi de sapıklığı haketti. Çünkü bunlar, Allah’ı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi. Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar.” (A’râf Suresi, 30)

“Gerçekten bunlar (bu şeytanlar), onları yoldan alıkoyarlar; onlar ise, kendilerinin gerçekten hidayette olduklarını sanırlar.” (Zuhruf Suresi, 37)

Kur’an’a göre; insanları doğru yola ileten, hidayetin kaynağı Kur’an’dır. İsra Suresinin 9. ayeti:

“Şüphesiz, bu Kur’an, en doğru yola iletir ve salih amellerde bulunan mü’minlere, onlar için gerçekten büyük bir ecir olduğunu müjde verir.” (İsra Suresi, 9)


Onur Mustafa Ezber

18241cookie-checkKur’an’daki “Muhtedûn” Kelimesiyle İlgili Yapılan Bir Çarpıtma Hakkında

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir