Kur'an'a Dayalı Yazılar

Kur’an’a Göre, İnsanlardan Gizlenmesi Gereken Haram Veya Helaller Yoktur

680 kere okundu



 Allah’ın dininde, sadece belli kişilerin bilmesi gereken gizemli hükümler, gizli haram veya gizli helaller yoktur. Kur’an’a iman etmiş biri bilir ki, Allah’ın hükümleri apaçıktır ve müminler bu hükümleri apaçık tebliğ eder. Yani, insanlardan çekinildiği için zerre kadar bile olsa hüküm saklanması mantığı, başlı başına Kur’an dışı sapkın bir mantıktır, İslam’a hakarettir.

 Kur’an’a göre Allah’ın insanlardan gizlenmesi gereken hükümleri yoktur. Nahl Suresinin 82. ve Ahkaf Suresinin 9. ayetlerinde bu açıkça bildiriliyor. Bir şeyler gizleyenler, kendilerinin sapkın olduklarını bildikleri için çarpıtmalarını gizleme yoluna giderler. Gizlesinler, çünkü sapkınlıklar gizlenir elbette. Bu tip grupların kabulleri zaten sapkın ve ahlaksızca, gizleseler de gizlemeseler de fark etmez. Burada dikkat çekilen, mantıklarının bile Kur’an ile çeliştiği gerçeği. Gizleseler de sapkınlar, gizlemeseler de sapkınlar bu ayrı bir konu. Bir müslüman, akıl sahibi olması sebebiyle bilmeli ki bu tip grupların/cemaatlerin İslam ile alakası yoktur.

“Elif, Lâm, Râ. Bunlar, apaçık Kitab’ın ayetleridir.” (Yusuf Suresi, 1)

“(Bu,) İndirdiğimiz ve (hükümlerini) farz kıldığımız bir sûredir. İçinde, umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz diye apaçık ayetler indirdik.” (Nur Suresi, 1)

“Ve Allah size ayetleri açıklıyor; Ve Allah, Alîm’dir, Hakîm’dir.” (Nur Suresi, 18)

“Andolsun Biz, açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediğini/dileyeni doğru yola yöneltip iletir.” (Nur Suresi, 46)

 Sadece belli noktaya gelmiş olanlara belli “dini” bilgilerin aktarılmasının Kur’an’da bildirilenlerle hiçbir alakası yoktur ve bu tip mantıklar, şaşırmış ve sapmış gruplar arasında olur. Bunlar her ne kadar İslam’la alakalı görünen ifadeleri kullansalar da yaşadıkları din İslam değildir, bunun iyi anlaşılması gerekli. Bunlar kendilerini aldatarak, dini de kullanarak yaptıkları telkinlerle hidayette, doğru yolda olduklarını zannetmekte ve dışarıya bunu telkin etmektedirler.

 Bunlar sistemlerini Allah’ın dini adı altında kuruyorlar ve kendilerince belli seviyeye geldiklerini düşündükleri kişilere de “aslında şunlar şunlar helaldir ama başkalarına söyleme” diyerek haramları helal gösteriyorlar.

  Öncelikle bir müslüman hiç kimseyi, özellikle de hiçbir müslümanı aldatmaz, yani her yerde olduğu gibi görünür. Medyayla, kitaplarla kendini farklı tanıtıp, etrafına iyi niyetli ve temiz müslümanları sinsice çekip, kişisine göre 1 sene 5 sene veya 10 sene sonra da onlara ahlaksızlıkları açıklayıp dayatıp bin türlü psikolojik ve çeşitli baskılarla kendine bağlayan bir tip müslüman olmaz. Bu ancak iki yüzlülüktür, işte münafıklık budur. İslam alemindeki münafıklar, bunlardır. Bunlara tabi olmuş olanlar batıl bir sisteme tabidir, zannettikleri gibi hidayet üzerinde değildirler ve elbette tabi oldukları da “mehdi” değildir.

 Bir müslüman, bir topluluğa yaklaşmadan önce o gruptan dürüst bir açıklama umar değil mi? Yani aldatılmayı beklemez, dışarıya göründüğünden farklı bir yapıyla karşılaşmak istemez. Yani daha en başından, olduğu gibi tanımak ister ki doğru bir yolda değillerse en başından uzak dursun. İnsanları en başından olduğu gibi, doğru tanımak ve istemediklerinden uzak durmak, her insanın hakkı.

 Ama münafık bir örgüt bu hakkı tanımaz, çünkü bunların amacı sadece insanları kendilerine bağlamak. Bunun İslam’la hiçbir alakası yoktur. Bu bağlamayı da iki yüzlülükle, insanlara olduklarından farklı görünerek, sahtekârlıklarla yapıyorlar. Bir müslüman, sadece bunu düşünerek bile bu tiplerin Kur’an’a uymadıklarını, kendi ürettikleri yanlış bir yolda olduklarını anlar.

 Kur’an bütün batılları ortadan kaldırıyor. Önemli olan insanların, kalpleri ve akıllarıyla özgür bir şekilde Kur’an’a yönelebilmeyi başarabilmesi. Bunu başarabildikleri zaman çevrelerindekilerin hiçbir dedikodusunun, kınamasının veya alkışlarının önemi olmadığını anlayacaklar ve onların yaptıkları bütün ayet, hadis ve olay çarpıtmalarının geçersizliğini görecekler.

 Tabi bunun için önce psikolojik baskılarından ve binbir türlü psikolojik taktiklerle yaptıkları bağlamalardan kurtulabilmeleri ve arınabilmeleri gerekir. Bu da ancak onlardan tamamen yüz çevirmeleri ve uzaklaşmaları ile mümkün.

“Mümin”in kim olduğunu, İslam’ı kullanmaya çalışanların ayetleri ve hadisleri kullanıp çarpıtarak anlatmasından değil, doğrudan Allah’ın Kitabından öğrenecekler. Vicdanlarını baskılamaya devam etmedikleri zaman, yani kâfirlikten kurtuldukları zaman bu gerçeklere doğrudan şahit olacaklar.

Onur Mustafa Ezber

18170cookie-checkKur’an’a Göre, İnsanlardan Gizlenmesi Gereken Haram Veya Helaller Yoktur

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir