• Kur'an'a Dayalı Yazılar

    EŞCİNSELLİK YAPAN KAVMİN HELAK OLMA NEDENİ İLE İLGİLİ YAPILAN BİR ÇARPITMAYA CEVAP

    945 kere okundu


    Bu yazımda “Lut kavminin helak nedeni eşcinsellik yapmaları değil, bunu halkın önünde açıkça yapmaları ve eşcinsel tecavüzler yaparak tatbik etmeleriydi” diyenlerin çarpıtmasına ayetlere dayanarak cevap veriyorum.

    Kur’an’a göre Hz. Lut’un uyardığı kavim, eşcinsel sapık ilişkilerde bulunduğu için helak edilmiştir. Bu çok açık. Ancak başkalarına şirin gözükmek için ayetleri çarpıtmaya çalışanlar, adeta insanların aklıyla alay ediyorlar. Bilgi eksikliğinden dolayı yanlış anlayanları bu ifadelerimden tenzih ederim, onları kastetmiyorum.

    Yazımda öncelikle bu kişilerin çarpıtmaya çalıştıkları ayeti aktaracağım ve diğer ayetler ile beraber değerlendirip apaçık olanı ifade edeceğim. Bu kişiler, iddialarına delil olarak Ankebut Suresinin 28, 29, 30 ve 31. ayetini göstermeye çalışıyorlar. İddialarının esas sebebi ise 29. ayetteki “yol kesme” ile ilgili ifade. 29. ayetin hazırlanan bir meali şöyle:

    “Siz, (yine de) erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve biraraya gelişlerinizde çirkinlikler yapacak mısınız?” Bunun üzerine kavminin cevabı yalnızca: ‘Eğer doğru söylüyor isen, bize Allah’ın azabını getir’ demek oldu.”

    Eşcinsellik yapan kavmin helakı, bildiğiniz gibi sadece bu ayetlerde anlatılmıyor. A’raf Suresi, 80-84; Hud Suresi, 74-83; Hicr Suresi, 57-77; Enbiya Suresi, 74-75; Şuara Suresi, 160-175; Neml Suresi, 54-59; Kamer Suresi, 33-39. Buraya yazmadığım başka ayetler de var ise bildirebilirsiniz. Evet gördüğünüz üzere konuyu eksiksizce anlamak için bu ayetlerin hepsinin okunması gerekli. Neden hepsinin okunması gerekli? Öncelikle eksik anlamadığımıza da emin olmalıyız. Allah, ilgili konuyu bazı surelerde kısa olarak anlattığı gibi, bazı surelerde de oldukça detaylı ve uzun anlatıyor. Bazı surelerde zamanlama konusunda netliğe şahit olduğumuz gibi, bazı surelerde ise olayların gerçekleşme zamanından çok konunun vurgulandığına şahit oluyoruz. Her bir ayet birbirini detaylandırıp, konuyu zaman ve olaylar açısından tam hakkıyla anlamamıza sebep oluyor.

    Bu kişiler ise “bu ayetler içinden hangi ayeti seçerim de çarpıtarak konuyu bambaşka şekilde kimseyi kızdırmadan yorumlayabilirim” dedikleri için yol kesme ile ilgili ayeti, aktardığım diğer o kadar ayetten bağımsız olarak anlatıp düşüncelerine zemin yapmaya çalışıyorlar. Yani bu kişiler öyle bir anlatıyor ki, eşcinsel sapıklıkta bulunanlar sanki yol kesmeselerdi Allah bu kavmi helak etmeyecekti. Adeta “esas sebebi budur” diyorlar. “Yol kesme” ile ilgili ifadeyi Mehmet Okuyan gibi değerli bir ilahiyatçının da “insan neslinin üreme yolunu kesme” anlamında, yani doğru yolu kesme, normal olanın önünü kesme, fıtrata uygun olanın önünü kesme şeklinde anladığını da vurgulayayım. Ancak ben Mehmet Okuyan hocamız gibi değil, doğrudan fiziksel olarak insanların yolunu kesme, tecavüze kalkışma anlamında anlıyorum. Bu konuda bir farklılık yok düşüncemde.

    Sorun şurada; bu kişiler o kadar ayeti görmezden gelip konuyu tecavüze indirgiyorlar kendilerince. Oysa ayetlerden kesinlikle helakın sebebinin sadece tecavüz etme olduğu çıkmadığı gibi, eşcinsel sapık ilişkiye devam etme olduğu çıkıyor. Yol kesme, bu sapıkların yaptığı ilave bir sapıklık. Ama bu ilave davranış, kesinlikle “helak sebepleri aslında budur, tecavüz etmeyip de kendi aralarında yapmaya devam etselerdi helak edilmeyeceklerdi” sonucunu çıkarmıyor. Burada çıkan esas sonuç şu; uyarılara rağmen eşcinsel ilişkide bulunmaya devam eden sapıklar, aynı zamanda yol da kesebilecek tiplerdir. Nitekim bunun Dünya çapında örneklerini bugün de görüyoruz. En basit örneğinden bakınız; NAMBLA. Kendi aralarında sapkınlık yaşayacaklar ne diye bu derece örgütlenir? Örgütlenme, normal göstermeye çalışma ve dayatmanın da bir adımıdır. Dayatma zaten fiziksel yol kesmenin hemen öncesindeki adımdır, hatta bizzat yol kesme demektir. Ya evlenen eşcinsel sapıkların küçücük çocukları evlat edinmelerine ne diyeceksiniz? Bu yol kesme değil mi sizce?!?

    Hz. Lut’un uyardığı kavim, oradaki temiz insanlara göre çoğunluktu ve bir aradalardı. Çoğunluk oldukları için güç ellerindeydi, bu yüzden yol kesme eylemini de yapabiliyorlardı. Peki bugün Dünya geneline göre azınlık kalan bu sapkın gruplar aynı şeyi ne kadar yapabilir? Yapamazlar değil mi? Polis var, yasa var (genellikle). Bakın “yapmak istemezler” denilemez, “yapamazlar” denilebilir. Çünkü çoğunluk olduklarında yapabilirler fiziksel yol kesmeyi. Ayrıca evlatlık edinerek bir ölçüde yapıyorlar bu yol kesmeyi. O çocukların halini kimse düşünmüyor mu? Yasaları bile yavaş yavaş bunlara göre değiştiriyorlar farkında mısınız? Yoksa o çocukları nasıl alabilirler evlerine?

    Özetle, ayetteki ifade kesinlikle bu kavmin sadece başkalarına tecavüz ettikleri için helak edildiğini göstermiyor, bu sadece esas helak sebepleri olan eşcinsel ilişkinin yanındaki bir sebeptir. Ellerine güç geçse bugünküler de aynısını yapar, yapıyorlar. Ayetten, eşcinsel sapıkların, başkalarına tecavüz potansiyelli tipler olduğu sonucu çıkıyor. Ayet, onların bu potansiyele sahip olduğunu gösteriyor, tecavüz etmeden kendi aralarında yapmaya devam etselerdi helak edilmeyeceklerini değil. Bu kavmin helakı ile ilgili bütün ayetleri okursanız, kavmin helak sebebinin, eşcinsel sapık ilişkiye devam etmeleri olduğunu göreceksiniz hemen. Farklı surelerdeki diğer o kadar ayette tecavüzde bulunmalarının değil de cinsel arzuyla erkeklere yaklaşmalarının vurgulanması, kavmin helak sebebinin cinsel arzuyla erkeklere yaklaşmaları, yani eşcinsellik yapmaları olduğunu gösteriyor.

    Bir kısmının ‘esas helak sebebi’ olarak göstermeye çalıştığı bir olay da, gelen yabancı misafirlere de tecavüz etmeye çalışmaları. Bu iddialarına delil getirmeye çalıştıkları ayetlerden biri de Kamer Suresinin 37. ayeti. 33. ayetten itibaren aktarıyorum:

    33- Lut kavmi de uyarıları yalanladı.
    34- Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lut ailesini (bu azaptan ayrı tuttuk;) onları seher vakti kurtardık;
    35- Tarafımızdan bir nimet olarak. İşte Biz, şükredenleri böyle ödüllendiririz.
    36- Oysa andolsun, zorlu yakalamamıza karşı onları uyarmıştı. Fakat onlar, bu uyarıları kuşkuyla karşılayıp-yalanlamakta direttiler.
    37- Andolsun onlar, onun konuklarından da murad almak için baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. “İşte azabımı ve uyarmamı tadın.”


    Şimdi o konukların kimler olduğunu anlamak için diğer ayetlere de bakalım. Allah’ın bu konuklar ile ilgili yaptığı bir detaylandırmayı, Hicr Suresinin 61. ayetinden 71. ayetine kadar okuduğumuzda anlıyoruz. Açıkça görüyoruz ki bu misafirler, Hz. Lut’a kavmin helakını müjdelemek için gelen elçiler. Bu ayetleri de lütfen okuyunuz, çünkü devamında o misafirlerin elçiler olmasının önemini de ayetlerle anlatacağım;

    61- Böylelikle elçiler Lut ailesine geldiklerinde,
    62- (Lut) Dedi ki: “Sizler gerçekten tanınmamış bir topluluksunuz.”
    63- “Hayır” dediler. “Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik.”
    64- “Sana gerçeği getirdik, biz şüphesiz doğru söyleyenleriz.”
    65- “Hemen aileni gecenin bir bölümünde yola çıkar, sen de onların ardından git ve sizden hiç kimse arkasına bakmasın; emrolunduğunuz yere gidin.”
    66- Ve onlara şu emri verdik: “Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir.”
    67- Şehir halkı birbirlerine müjdeler vererek geldi.
    68- (Lut onlara) “Bunlar benim konuğumdur, beni utandırıp dillere düşürmeyin” dedi.
    69- “Allah’tan korkup sakının ve beni küçük düşürmeyin.”
    70- Dediler ki: “Biz seni ‘herkes(in işin)e karışmaktan’ alıkoymamış mıydık?”
    71- Dedi ki: “Eğer yapmak istiyorsanız, işte bunlar, benim kızlarım.”

    Dikkat ettiğiniz gibi, size misafirlerin kim olduğunu vurgulamak için 61. ayetten itibaren aktardım ama bu ayetlerin öncesi de bu konuyla bağlantılı ve her şeyi netleştiriyor. Bakın hemen öncesindeki 4 ayet, elçi olan bu misafirlerin Hz. Lut’a gelmeden önce Hz. İbrahim’e geldiklerini ve o kavmin kesinlikle helak edileceğini daha Hz. İbrahim’in yanındayken söylediklerini gösteriyor. Yani bu ne demek? Bu misafirler daha Hz. Lut’a gelmeden ve dolayısıyla sapkın kavim daha o misafirlere yaklaşmaya çalışmadan çok önce o kavmin helak edileceğini zaten bildiriyor Hz. İbrahim’e. Hüküm çoktan belli. Öyleyse bu kavmin esas helak sebebi, nasıl o misafirlere ahlaksızca yaklaşmaya çalışmaları olabilir? Elbette olamaz. Çünkü onlar daha Hz. Lut’a gelmeden çok önce kavmin kesinlikle helak edileceğini Hz. İbrahim’e bildiriyor. Helak olma sebepleri eşcinsel sapık ilişkide bulunmaları. Konu net, ayetler çok net. Okuyalım;

    57- Dedi ki: “Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ne?”
    58- Dediler ki: “Gerçekte biz, suçlu, günahkar olan bir topluluğa gönderildik.”
    59- “Ancak Lut ailesi hariçtir; biz onların tümünü muhakkak kurtaracağız.”
    60- “Ama karısını (kurtaracaklarımız) dışında tuttuk, o, geride kalanlardandır.”


    Aynı konu Hud Suresinde de anlatılıyor ve hatta Hz. İbrahim’in, bu kavmin helakı konusunda tartışmaya girdiği de bildiriliyor. Gördüğünüz gibi her ayetteki detaylar, bizi çarpıtıcıların yorumlarından bir adım daha uzaklaştırıp, bir adım daha hak bilgiye yaklaştırıyor:

    74- İbrahim’den korku gittiği ve ona müjde geldiği zaman, Lut kavmi konusunda bizimle çekişip tartışmalara giriyor(du).
    75- Doğrusu İbrahim, yumuşak huylu, duygulu ve gönülden (Allah’a) yönelen biriydi.
    76- “Ey İbrahim, bundan vazgeç. Çünkü gerçek şu ki, Rabbinin emri gelmiştir ve gerçekten onlara geri çevrilmeyecek bir azab gelmiştir.”


    76. ayetten sonrasını da okuyunuz. Bahsettiğim çarpıtıcı şahıslar, gerçekten sapkın eşcinsel örgütlenmelere karşı yenik düşmeye başlayan şahıslar ve bunlara maalesef sempatik görünmek istiyorlar. Bütün bu acı ifadelerimden, bilgisi eksik olanları tekrar tekrar tenzih ediyorum elbette. Bilmeyenlere, istemeden saygısızlık yapmak istemem, iyice araştırıp gerçeği doğrulayanları tenzih ediyorum.

    Ayetlerden net delilleri gösterdim; korkak, rahatının kaçmasını ve konumunu kaybetmek istemeyen birçok insan elbette umursamayacak bu delilleri biliyorum. Ama ben de bir müslüman olarak uyarmak zorundayım, bu şahıslar şöhret sahibi diye ya da akademisyen diye saçmalıklarına razı olmayın. Allah’a akademisyenliği ya da başka ifade ile uzman etiketini şirk koşmayın, Allah’ın Kitabına teslim olun sadece. Ben de değerli akademisyenlerden, samimi uzmanlardan sürekli istifade ederim ama bu bambaşka bir konu. Sonuçta ayetlerden açıkça gördüğümüz gibi bu kavmin esas helak edilme sebebi, o misafirlere ahlaksızca yaklaşmaya çalışmaları değil, zaten eşcinsel sapık ilişkiye kendi aralarında devam ediyor olmalarıdır. Çünkü helak olacakları çok daha önce bildiriliyor Hz. İbrahim’e. Ayetlere göre bu kavim, devamlı uyarıldıkları şey yüzünden helak oluyor. O sürekli uyarıldıkları şeyin ne olduğuna şimdi tekrar daha yakından bakalım.

    Neml Suresinin 54 ve 55. ayetlerinde buyrulduğu üzere Hz. Lut, bu kavmi, haram bir çirkin ahlaksızlık olan eşcinsellik sapıklığını yapmamaları için UYARIYOR. “UYARIYOR” kelimesini aklınızda tutunuz. Uyarı tamamen bununla ilgili. Ve 58. ayette de Allah “Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık. UYARILANLARIN yağmuru ne kötüdür.” buyurarak bu kavmi, UYARILDIKLARI o konudan dolayı helak ettiğini bildirmektedir. Hz. Lut, bu kavmi, eşcinsellik sapıklığını yapmamaları için uyardı ve onlar bu uyarıyı dinlemeyip sapıklıklarına devam ettiler ve bunun sonucunda helak edildiler. Ayetleri okuyalım:

    54- Lut da; hani kavmine demişti ki: “Siz, açıkça gördüğünüz halde, yine de o çirkin utanmazlığı (fuhşu) yapacak mısınız?”
    55- “Siz gerçekten, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Hayır, siz (yaptığı şeyi) bilmeyen bir kavimsiniz.”
    56- Kavminin cevabı: “Lut ailesini şehrinizden sürüp çıkarın. Temiz kalmak isteyen insanlarmış” demekten başka olmadı.
    57- Biz de, onu ve ailesini kurtardık, yalnızca karısı hariç; onu geride (azap içinde kalanlar arasında) takdir ettik.
    58- Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.


    Evet, Neml Suresindeki bu ayetleri de okuduğumuzda görüyoruz ki 55. ayette bildirilen o ahlaksızlığı yaptıkları için, yani kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaştıkları için helak oluyor bu kavim. Ayette vurgulanan konu bu. Sadece Nisa Suresinin 15 ve 16. ayetleri haram kılmıyor eşcinsellik sapıklığını, aynı zamanda bütün bu ayetlerin her biri açıkça haram kılıyor eşcinsellik sapıklığını. Helaklarının esas sebebi bu. Başkalarına zorla yaklaşmaya çalıştıklarını bildiren ayet, eşcinsel sapıkların, çoğunluk olduklarında aynı zamanda başkalarına fiziksel tecavüzde bulunacaklarını gösterir. Mesele, güç ve çoğunluk meselesi. Nitekim araştırıldığında, çocuk tecavüzlerinin arkasında da sıklıkla bunların çıktığını görüyoruz. Çünkü çocuk, onlara göre zayıftır. Ne oldu? Güç ellerine az da olsa geçince yapacaklarını yapmış oldular. Allah’ın selamı iman edenlerin üzerine olsun, bizlere Kitabına sarılmayı nasip etsin.


    Onur Mustafa Ezber

  • Kur'an'a Dayalı Yazılar

    HZ. LUT’UN UYARDIĞI KAVİM, EŞCİNSEL SAPIKLIKTA BULUNDUĞU İÇİN HELAK EDİLMİŞTİR. / FUHUŞ ÇEŞİTLERİ NELERDİR, FUHŞU KİM EMREDER? / FUHUŞ HER DEVİRDE FUHUŞTUR, HER DEVİRDE HARAMDIR.

    294 kere okundu

    Neml Suresinin 54 ve 55. ayetlerinde buyrulduğu üzere Hz. Lut, bu kavmi, haram bir çirkin ahlaksızlık olan eşcinsellik sapıklığını yapmamaları için UYARIYOR. “UYARIYOR” kelimesini aklınızda tutunuz. Ve ayette geçen “el fâhışete” ifadesi, yani meallerde “çirkin utanmazlık, hayasızlık, çirkin iş” olarak çevirilen kelime fuhuş, fahişelik demektir. Fahişelik ile ilgili kelime, İsra Suresinin 32. ayetinde olduğu gibi zina eden erkek ve zina eden kadınlar için Kur’an’da çok defa kullanılıyor. Aynı kelime Nisa Suresinin 15. ayetine göre lezbiyenlik yapanlar için, Nisa Suresinin 16. A’raf Suresinin 80. Neml Suresinin 54. ve Ankebut Suresinin 28. ayetine göre de erkek erkeğe ahlaksızlık yapanlar için kullanılmaktadır.

    Sonuç olarak açıkça görüyoruz ki Kur’an’a göre bunların hepsi fuhuş yapmakta ve fahişe olmaktadırlar. ‘Fahişe’ kelimesi, Kur’an’dan uzaklaşan toplumlarda sadece zina yapan kadınlar için kullanılıyor, oysa Kur’an’a göre evlilik dışı cinsel ilişkiye giren erkekler, yani zina eden erkekler ile eşcinsel sapıklıkta bulunan erkekler de fahişedir.

    Nisa Suresinin 15 ve 16. ayetlerinde eşcinsellik yapan kadın ve erkeklere verilecek cezanın bildirildiğine dair 1. delil, o ayette kullanılan zamirlerdir. Nisa Suresi 15’te kadınlar arasında yapılan fuhuştan bahsediliyor, 16. ayette de erkekler arasında yapılan fuhuştan bahsediliyor. Diğer delil de, zina etmiş olanlara verilecek cezanın zaten Nur Suresinin 2. ayetinde açıkça bildirilmesidir. Bunlar, Nisa Suresinin 15 ve 16. ayetlerinin, eşcinsellik sapıklığını işleyenlere verilecek cezayı bildirdiğine dair gördüğümüz deliller. Bu husustaki araştırma-inceleme farklı bir konu, esas konumuza tekrar dönelim.

    Yukarıda vurguladığım gibi; Neml Suresinin 54 ve 55. ayetlerinde buyrulduğu üzere Hz. Lut, içinde bulunduğu kavmi, haram bir çirkin ahlaksızlık olan eşcinsellik sapıklığını yapmamaları için UYARIYOR. Uyarı tamamen bununla ilgili. Ve 58. ayette de Allah “Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık. UYARILANLARIN yağmuru ne kötüdür.” buyurarak bu kavmi, UYARILDIKLARI o konudan dolayı helak ettiğini bildirmektedir. Hz. Lut, bu kavmi, eşcinsellik sapıklığını yapmamaları için uyardı ve onlar bu uyarıyı dinlemeyip sapıklıklarına devam ettiler ve bunun sonucunda helak edildiler. {Ve yukarıda da aktardığım gibi Neml Suresinin 54. ayetinde geçen ifade “el fâhışete”}

    Ayetleri okuyalım, Neml Suresi:

    54- Lut da; hani kavmine demişti ki: “Siz, açıkça gördüğünüz halde, yine de o çirkin utanmazlığı (fuhşu) yapacak mısınız?”
    55- “Siz gerçekten, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Hayır, siz (yaptığı şeyi) bilmeyen bir kavimsiniz.”
    56- Kavminin cevabı: “Lut ailesini şehrinizden sürüp çıkarın. Temiz kalmak isteyen insanlarmış” demekten başka olmadı.
    57- Biz de, onu ve ailesini kurtardık, yalnızca karısı hariç; onu geride (azap içinde kalanlar arasında) takdir ettik.
    58- Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.


    Kur’an’da fuhuş ile ilgili kelimenin kimlerle ve hangi eylemlerle ilgili kullanıldığını yukarıda aktardım. Açıkça anlıyoruz ki Kur’an’a göre fuhuş, her devirde fuhuştur ve çirkin bir ahlaksızlıktır, her devirde kesin olarak haramdır. Yani bir devirde helaldir, bir devirde haramdır gibi şeyi söyleyene beyinsiz bile denilemez, olsa olsa böyle bir varlık ancak şeytan, münafık olabilir ki zaten ayetlerde bunlardan da bahsediliyor;

    “Çirkin utanmazlıkların (fuhşun) iman edenler içinde yaygınlaşmasından hoşlananlara, dünyada ve ahirette acıklı bir azab vardır. Allah bilir, siz ise bilmiyorsunuz.” (Nur Suresi, 19)

    Fuhuş olanların ne olduğu ayetlere göre açıkça bellidir ve bunlar Hz. Adem’den bu yana haramdır. İnsan fıtratına aykırıdır. Kısaca; Fuhuş, fuhuştur. Bu kadar açık. Bunlar nikahsız erkek kadın cinsel ilişkisi olduğu gibi, lezbiyenlik ve homoseksüelliktir. Kur’an ayetlerine göre fuhşu emreden kimdir? Şeytandır. Fuhuş ile ilgili kelime, ayetlerde şeytanın emrettiği şey olarak geçiyor. Yani düşünün, bahsettiğimiz bütün fuhuş çeşitlerini şeytan emrediyor.

    Şeytanın emrettiği şeylerden biri fuhuş ise, bunlar istisnasız herkes için ve her devirde açıkça haramdır demektir. Bunu zaten söylememe bile gerek yoktu, ama bazı sapıkları kızdırmak için vurgulamak istedim. İlgili kelimenin geçtiği bu ayetlere de bakalım;

    Bakara Suresi, 169:

    “İnnemâ ye’murukum bis sûi vel FAHŞÂİ ve en tekûlû alâllâhi mâ lâ ta’lemûn(ta’lemûne).”

    “O size yalnızca kötülüğü çirkin-hayasızlığı (fuhşu) ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder.”

    Nur Suresi, 21:

    “Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), ve men yettebi’ hutuvâtiş şeytâni fe innehu ye’muru bil FAHŞÂİ vel munker(munkeri) ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadin ebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men yeşâu, vallâhu semî’un alîm(alîmun).”

    “Ey iman edenler, şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, (bilsin ki) gerçekten o (şeytan) çirkin utanmazlıkları (fuhşu) ve kötülüğü emreder. Eğer Allah’ın üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı, sizden hiç biri ebedi olarak temize çıkamazdı. Ancak Allah, dilediğini temize çıkarır. Allah, işitendir, bilendir.”

    Onur Mustafa Ezber